Reklam
Bugun...
Çok Özlüyorum...


Orhan Özhazinedar Sungurlu'm
orhanhaznedar@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 02-11-2018 15:57

Gençliğimi kimse bilmez.
Sakallarımdan çocuk kokusu,
Ağzımdan ay ışığı fışkırır benim…
Ceketimi yağmurlara astığımdan beri;
Tehlikeli şiir okur,
Tüm dünyaya sataşırım ben… 
(Hasan Hüseyin Korkmazgil)

Yıllar ne kadar hızlı geçiyor. Her yıl bizden; bedenimizden, hayallerimizden ve ellerimizden bir şeyleri alıp gidiyor… Oysa daha dün gibi aklımda gençliğim. Hayallerim, hayallerim… Ah hayallerim…
Gençliğimi özlüyorum… O güzel günleri, arkadaşlıkları, dostlukları ve eski Sungurlu’yu özlüyorum. Çok mu geç kaldık bir şeyleri düzeltmek için? Yoksa erken mi geçmişi yad etmek için? 
Başımıza bir şey gelir endişesi olmadan koştuğumuz o tozlu sokakları özlüyorum. Akşam hava kararana kadar oynadığımız oyunları özlüyorum. Akşam annemin balkondan: “Hadi eve gel artık! Yerler mühürlendi.” diye seslenmesini özlüyorum. Akşamları “ Acaba bana bir şey aldı mı?” hissiyatı ile babamı pencerede bekleyişlerimi özlüyorum. Eski baharları özlüyorum. Angarya işleri bize yıksalar da, akşam geç vakte kadar evde istenmediğimiz için serbestçe dışarıda dolandığımız bahar temizliği günlerini özlüyorum… Siyah kumaştan, beyaz yakalı okul önlüğümü, okulda hademe Cuma abiden 25 kuruşa alıp yediğimiz Tatlı mayayı özlüyorum. Okulun yanındaki boş arsada bir plastik top peşinde 15 20 çocuk koştuğumuz anları, mahalle maçlarını özlüyorum. Çiğdem kazmaya gidişlerimizi, topladığımız çiğdemleri yerken aldığım hazzı, kavga dövüş çiğdem paylaşmayı özlüyorum… Her çocuğa kendi çocuğuymuş gibi şefkatle yaklaşan, bizi koruyup, bize nasihat eden amcaları, yakın akraba hissiyatı ile evine dalıp su, ekmek ve para istediğimiz teyzeleri özlüyorum. Ayağımızdaki naylon ayakkabının kokusunu, jarse eşofman altının dokusunu, evimizin yanındaki arsada peşinden koştuğumuz plastik topun şut çekince bizim tabirimizle "cavlamasını" özlüyorum. Yazın salça ya da pekmez kaynatılan evlerden gelen kokuyu, ekmeğin arasına sıcak salça sürüp yemeyi özlüyorum.
Ne çok şeyi hatırlıyor ne çok şeyi özlüyorum… Hiçbir şeyimiz yoktu aslında… Ne telefonumuz ne bilgisayarımız ne de tv miz… Elektrik yoktu, su yoktu… Işıldak yoktu, gaz yağı lambalarımız ve lükslerimiz vardı… Asfalt yollarımız, afili kaldırımlarımız, 7 kat apartmanlarımız yoktu ama komşularımız vardı başımız sıkıştığında çağırmadan gelen, elinde ne varsa bizimle bölüşen… Şimdiki gibi bahçede evimiz değil, evlerimizde bahçemiz vardı; sebzeyi meyveyi dalından yediğimiz, doya doya çamura bulandığımız… Dedim ya bir şeyimiz yoktu belki ama mutluluk, huzur, bereket ve dostlarımız vardı.

Gençlik yıllarım… Bıyıklarımızın yeni yeni terlemeye başladığı zamanlar. Sesimiz kah ince kah kalın çıkardı. Bilmezdik ergenliğin ne olduğunu da utanırdık annemize babamıza bahsetmekten bir şeylerden. Ergendik ama mahallemizin kızına kardeştik. Yan gözle bakmaz bakana da dünyayı dar ederdik… Severdik kimi zaman ama şimdiki gibi değil. Bir kızla yan yana gelip konuşmak ne mümkün! Namus meselesi hâşâ! Ya biri görür babama ya da babasına abisine derse? Ölesiye korkardık. Hoşlandığımız kıza ulaşmanın tek yolu mektup yazmaktı. Belki de bendeki bu yazma güdüsü o günlerde başladı. İyi mektup yazanlar vardı; üzeri kalpli çiçekli kağıtlara süslü kelimeleri bir çırpıda sıralayıveren… O mektuplar renkli, çiçekli zarflara konulur kıza ulaştırmanın yolları aranırdı. Genelde kıza yakın küçük çocuklar bu iş için kullanılır. Mektubu götürmesi için rüşvet ile tavlanırdı. Kıza ulaşırsa mektup cevap için günlerce heyecanla beklenir, hayal üzerine hayaller kurulurdu. Çoğu zaman yıkılan hayaller… Olumlu mektup alanlar sevincini arkadaşlarıyla paylaşır, içilen kolalarla bu sevda kutlanırdı… Uzaktandı sevmeler. Yolda görmek, size bakması bile ömre bedeldi. Hele bir tebessüm etmişse dünyaya değerdi. 3 5 arkadaş kol kola girip hala anlam veremediğim bir gizemle kızın evinin önünden geçerdik. Belki balkona ya da pencereye çıkarda görürüz diye… Genelde göremez yüzün geri dönerdik… Bir başkaydı sevmeler… Mektuplara yüklerdik sevgimizi… Argo kelimelerle değil latif cümlelerle ifade ederdik aşkımızı… Aşkım demez cananım derdik. Ruhum derdik, ömrüm derdik… “Kurban olurum sana” değil, her şeyi Allahtan bilip; “kurban olurum seni yaratıp verene” derdik… Çok şeyler derdik, bir o kadar da çok severdik… 
Şimdiki gençler gibi marka takıntımız yoktu çoğu zaman babamızın ya da abimizin eskilerini giyerdik bu ayıp karşılanmazdı. Ayıp karşılanan sadece kıyafetlerimizin temiz olmamasıydı. Özel bir yere giderken arkadaşlarımızın kıyafetlerini isterdik emanet giyerdik… Yolda sigara içemez. Arkadaşlarla sigara içmek için buraların tabiri ile “ taa kör itin öldüğü yerlere” giderdik. Paramız olmazdı tek başımıza bir paket sigara almaya, herkes cebindeki parayı ortaya koyar öyle alınırdı sigara… Bir paketi 3-5 kişi bölüşürdük. Filtrelisine yetmezdi gücümüz; Yenice, Bahar, Bafra sigaraları ile yetinirdik…
Yine daldım gittim eski günlere… Oysa gençken ne zaman şuan benim yaşımda olan biri eski günlerinden bahsetse kızardım. Şimdi anlıyorum geçen günlerin değerini… Her başlayan gün biten günü aratıyor bu hayatta… Hiçbir şey iyiye doğru gitmiyor demek ki… 
Özlüyorum elimde değil… Mutluluk, huzur ve dostluklardan başka hiçbir şeyimizin olmadığı o günleri… Çok özlüyorum...

Selam ve dua ile...





YORUMLAR

ABM
30-11-2018 13:46:00
Değerli Kardeşim Orhan ÖZHAZİNEDAR ; 'Çok Özlüyorum' başlıklı yazını okudum. Sizi tanıyorum benden belki 5-10 yaş küçüksün ama yaşadığımız her şeyin birebir aynı şeyler olduğunu söyleyebilirim. Bende 'Çok Özlüyorum' ama o günlerin geri gelmesi mümkün değil, öyle güzel günleri biz yaşadık bizden sonraki jenerasyon sizler ve daha sonrakiler yaşadı. 40 yaş kuşağının altı maalesef senin yazdıklarını anlayamazlar. Duygu düşüncelerini yazarak tarihe kayıt düşmen ve bizlere nostalji yaşatman itibariyle sizi tebrik ediyorum. Yazı yazma konusundaki yeteneğinin daha da ilerlemesini , kıymetli yorumlarından istifade etmek dileğiyle... Saygılarımı sunuyorum

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI