Reklam
Bugun...
AHLÂK EROZYONUMUZ NASIL ÖNLENECEK?


Kerim Mandıralıoğlu Oku!Düşün!Anla!Yaşa
mandiralioglu@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 29-02-2016 09:29

Ahlâkî olguyu insanlık tarihiyle başlatırsak herhalde hata etmiş olmayız. Çünkü, insanın olduğu yerde, nefis ve şeytanın istekleri de bulunur. Böylece de iyi ve kötünün mücadelesi başlamış olur. Hz. Adem ile başlayan Peygamberlik müessesinde, Aristo’da, Konfüçyüs’de, Buda’da... Ahlâkî olgu çok önemli yer işgal etmiştir. Toplumların bazıları ahlâkî erdemleri yakalayarak huzur içinde yaşamış; bazıları da ahlâksızlık belasından batmış ya da helak edilmiştir.
     Son olarak, Yüce Allah: ‘’Şüphesiz sizin için Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler  ve Allah’ ı çok ananlar için, Allah’ın Peygamberinde pek güzel örnek vardır’’(Ahzap-21)1buyurduğu model insan Hz. Muhammed’i göndermiştir. ‘’Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim’’ ‘’Sizden biri kendi için sevip istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe olgun mü’min olamaz’’ ‘’En büyük cihat nefse karşı yapılan cihattır’ sözleri O’nun kıymetli sözlerinden sadece bazılarıdır. Bütün Peygamberler gibi Hz. Muhammed’ de yeryüzünde güzelliğin hakim olması için mücadele etmiştir. Yazık ki, insanlarda nankörlük, bencillik, acelecilik gibi kötü huyların potansiyel olarak  bulunduğu Kuran’da açıklanmaktadır. Yaratılıştan gelen bu zafiyetlere bir de iyi eğitimin verilemeyişi ve çevrenin kötü etkisi eklenince sorunlar içinden çıkılmaz hale gelmektedir.
         Toplumumuzda büyük bir ahlâk erozyonunun  yaşandığı hemen herkesçe kabul edilmektedir. Rüşvet, torpil, hırsızlık,yalancılık, görev bilincinin olmayışı, işlerin ehil olanlara verilmemesi, güvensizlik sayılabilecek olumsuzluklardan  sadece bazılarıdır. ‘’Kötü, örnek alınmaz’’ denildiği halde çoğu kimse, başkalarının hatalarını kendi hatasına dayanak yapmakta, neticede ahlâkî 
yozlaşma bulaşıcı bir virüs gibi toplumu sarmaktadır.

         Yardımlaşma ve dayanışma, aile yapısının güçlülüğü gibi birkaç güzel haslet dışında, İslam’ın öngördüğü ahlâk düzeyi şöyle dursun, evrensel ahlak  düzeyini bile yakalayamadığımız bir gerçektir. Bunun için olsa gerek ki, Batı Medeniyetindeki bazı güzelliklere bakılarak ‘işleri dinimiz gibi sağlam; dinleri işlerimiz gibi çürük’ sözü sarf edilmiştir. Hoş, bu tespitin her yerde geçerli olmadığını hepimiz iyi biliriz. 
           Peki, şikayet kolay çözüm nerede? Kanaatimizce, fert fert ahlâkî bir inkilâp başlamalıdır her yürekte. Kendini düzeltemeyenlerin başkalarını düzeltemeyeceği bir gerçektir.
     “ Okula gitmediği halde babasının parçaladığı Türkiye Haritasını yapıştırarak eski haline getiren çocuğa, babası bunu nasıl başardığını sorar.  Çocuk gülerek:-Ben o tarafa hiç bakmadım ki..Arkada bulunan adamın başını, kollarını, bacaklarını bir araya getirdim. Yani adamı düzelttim, Türkiye düzelmiş, der”. Evet, adamı düzelt, Türkiye düzelsin, adamı düzelt, dünya düzelsin!
      Polisiye tedbirlerle suçları önlemenin mümkün olmadığını bilerek, vicdanlara dinî ve ahlâkî eğitim etkili bir şekilde verilmelidir. Her insan, ‘‘ancak hak ettiğimi almalıyım, ancak hak ettiğim yerde bulunmalıyım, tüm yanlışlıkların karşısında olmalıyım ‘‘düşüncesine sahip hale gelmelidir. Kötülükler karşısında suskun, vurdumduymaz bir insan tipi,  gerek evrensel ahlâk, gerekse İslam’ın ahlâk anlayışına terstir: “İçinizden yalnızca haksızlık edenlere çatmayacak olan bir fitneden sakınınız’ (Enfal-25) 
        Her şeye rağmen, her inişin bir çıkışının olduğu unutulmamalıdır. Bu asil millet, kaybettiği bazı değerleri yeniden yakalayarak tüm milletlere örnek olacak güçtedir.  Gayret var, ümitsizlik yok inşallah.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI