Reklam
Bugun...
Herkes Kazansın diye


Fatih Başak Eğitim Üzerine Damlalar
www.fatihbasak.org
 
 

facebook-paylas
Tarih: 20-11-2020 09:16

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de hemen hemen her gün belli bir konuya vurgu yapmak, farkındalık oluşturmak amacıyla “Belirli Gün ve Haftalar” adı ile değişik etkinlikler düzenlenmektedir.

Öğretmenler Günü (24 Kasım), Polis Teşkilatının Kuruluş Günü (10 Nisan),  Dünya Hayvanları Koruma Günü, Eczacılar Günü (14 Mayıs) vb. kutluyoruz.  Hatta Çizgi Roman Günü (25 Eylül), Dünya Tuvalet Günü (20 Kasım), Dünya Kediler Günü (17 Şubat) gibi bizlere biraz da tuhaf gelen gün ve haftalar dahi kutlanıyor.

Burada sizlere ülkemizde kutlanan gün ve haftaları tek tek sayacak değilim. Bana biraz da tuhaf gelen kısmını sizlerle paylaşmak istedim.

Ülkemizde özellikle kurumlara ait olan gün ve hafta kutlamaları, mevzuatlar da dikkate alınarak belli kurallar ve programlar çerçevesinde kutlanır. Konuyu “Öğretmenler Günü” kutlamaları üzerinde anlatarak somutlaştırmak istiyorum.

“Öğretmenler Günü” programının kutlanması ile ilgili bir il ya da ilçede oluşturulan komisyon tarafından bir okul görevlendirilir. Bu okulumuz, öğretmenleriyle toplantılar yaparak neler yapılacağını tartışır. Yeni öneri ve fikirler değerlendirilerek kutlama programına dâhil edilir. Öğretmenler günü ile ilgili mevzuatta istenen başlıklar da dikkate alınarak kutlama programına son hali verilir. Öğretmenleri arasında görev dağılımı yapılır. Görevlendirilen öğretmenlerin liderliğinde öğrencilerle birlikte çalışmalara başlanır. Öğretmenlerimizin büyük bir özverisi ve öğrencilerimizin katkılarıyla güzel programlar hazırlanır. Kutlama günü geldiğinde o ilin/ilçenin tüm protokolü çağrılır ve uygun olan bir alanda program sahnelenir. Büyük alkışlar alınır gerçekten de. Çünkü uzun zamandır verilen bir emek vardır ortada. En önemlisi de öğretmenlerimizin günüdür o gün. Yılda bir kez de olsun hatırlanmak çok önemlidir öğretmenlerimiz için.

Programın öncesinde bazen de sonrasında il/ilçe müdürünün başkanlığında bir grup öğretmenle, ellerinde bir çiçek demeti olduğu halde mülki amiri ziyarete giderler. Vali/kaymakamlar, öğretmenler grubunu en iyi şekilde karşılarlar ve öğretmenlik üzerine konuşulur. Çaylar / kahveler içilir. Nihayetinde güzel dileklerle ziyaret sona erer. Bazı yerlerde bununla da kalmaz.  Öğretmenlerin de bulunduğu İl/ilçe müdürünün başkanlığındaki grup, başta belediye başkanlığı olmak üzere ellerinde yine çiçek demeti olduğu halde diğer kurumlara ziyarette bulunurlar. En güzel şekilde karşılanırlar bu kurumlarda da. Nasıl olsa onların günüdür.

Örneği ile anlatmaya çalıştığım gün/hafta kutlaması diğer kurumlarda da benzer şekilde kutlanmaktadır ülkemizde. Diyeceksiniz ki burada bana tuhaf gelen kısmı nerede? Fark etmemişseniz o zaman tuhaflık bende mi diye düşünebilirim. J

Adına tuhaflık demeyelim ama bu kutlamaların içeriği ile ilgili bir değişiklik önerim olacaktı. Mevzuat da dikkate alınarak belirlenen alanlarda kutlamalar anlattığımız şekilde devam edebilir. Benim önereceğim bölüm ise kurumların mülki amirleri/ diğer kurumların ziyaret edilmeleri ile ilgili bölümle olacak.

Gerek “Öğretmenler Günü” olsun - gerek “Polis Haftası” kutlamaları olsun, gerek “Eczacılar Günü” olsun, o gün bu meslek sahiplerinin günü. Mülki amirlerimiz başta olmak üzere o yerleşim yerindeki kurumların temsilcilerinin tamamı o günün sahibi olanları ziyaret etmesi daha anlamlı olmayacak mıdır?

Yani Öğretmenler Günü’nde mülki amirin, belediye başkanının birkaç okula giderek öğretmenlerimizi görev yerlerinde ziyaret etmeleri bana daha anlamlı gelmektedir. Dünya Sağlık Günü’nde sağlık görevlilerini hastanelerde ziyaret etmek daha anlamlı değil mi sizce?

Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığım dönemde Kasım ayının ilk haftalarında  “Öğretmenler Günü” programını netleştirmek amacıyla vali beyle görüşme talebinde bulundum. Program taslağını kendisi ile paylaştım. Salonda ve açık alanda yapılacak program içeriği hakkında vali beyi bilgilendirdim.

“Gayet güzel olmuş” sözleriyle program hakkında hem fikir olduğumuz anlaşılmıştı.

-Sayın Valim, bu bizim günümüz. Takdir sizlerin ama bu defa bir değişiklik yapalım. Sizinle birlikte yine sizin belirleyeceğiniz birkaç okulda öğretmenlerimizi okullarında ziyaret edelim, dedim.

Öğretmenlerimizin kendilerine değer verildiklerini hissedeceklerini ve çok mutlu olacaklarını söyledim. Vali beyin okulları ziyaret etmesiyle de öğretmenlerimizin nazarında bu makamların daha kıymet kazanacağını söyledim. Vali bey bu fikrimi çok beğendi. Memnuniyetle karşıladı. -Çok da güzel olur, iyi düşünmüşsün Müdür bey dedi.

Biz o yıl vali beyin belirlediği 3 okula ziyaretlerde bulunduk. Öğretmenlerimizin gözlerindeki o memnuniyetlerini hiç unutamıyorum. Belki de ilk defa bir vali okulları ziyaret ediyordu. Hem de denetim ya da farklı bir amaçla değil. Onların yılda bir kez de olsun hatırlandığı bir günde ziyaret ediyordu.

Başkasına ait midir bilemem ama benim bu konu ile ilgili bir iddiam var.

Ülkemizde makam olarak daha aşağıda olanların makam olarak daha üstte olanları ziyaret etmesi normal karşılanmaktadır.  Oysa makam olarak yukarıda olanların aşağıda olanları ziyaret etmesi de nerede ise hiç görülmemektedir.

Oysa daha üst makamda olanların, makam olarak daha aşağıda olanları ziyaret etmesinin iki taraflı kazananı vardır. Birincisi üst makamdakinin makamla birlikte gönüllerdeki değeri artar, ikincisi daha aşağı makamda olan bundan mutluluk duyar ve itibar kazanır.

Velhasıl herkes kazanır.

 

 

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI