Reklam
Bugun...
YILDIRIM ENERJİSİ


Eray Duraklıoğlu Elektrik-Elektronik Mühendisi
hititofset@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 21-07-2020 12:24


A) ENERJİ ve ENERJİ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?
B) ENERJİ DE DIŞA BAĞIMLILIK VE GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ENERJİNİN ÖNEMİ
C) YILDIRIM ENERJİSİ NEDİR? ALTERNATİF ENERJİ KAYNAĞI OLABİLİR Mİ?
D) YILDIRIM ETKİSİ OZON (O3) OLUŞUMU VE KORONAYA (COVİT-19) ETKİSİ?


Öncelikle enerjinin kısa bir tanımını yaptıktan sonra enerji çeşitleri nelerdir Dünya da ülkelerin verdiği enerji savaşları ve enerjinin öneminden bahsedip konumuza geçelim.
Enerji genel olarak iş yapabilme yeteneği olarak tanımlansa da bu tanım bana her zaman eksik ve tam karşılığı olarak gelmemektedir. Enerji kavramı aslında bilimde tanımı en zor yapılan kavramlardan biridir. Bunun sebebi enerjinin sürekli dönüşüm için de olması ve asla kaybolmamasıdır. 1850 yılında William Rankine ilk defa enerjinin korunumu kanunu nu ibaresini kullanmıştır. Enerji; elektrik, mekanik, ısı ve manyetik gibi birçok formda bulunabilir. Hareket enerjisi(Kinetik) ya da Potansiyel(durağan) enerji olarak da sınıflandırılabilir. Bu sebep le enerjiye şöyle bir tanım getirilebilir. “Evrende gerçekleşen ve gerçekleşmekte olan tüm fiziksel ve kimyasal olaylarda elektrik, mekanik, ısı, ışık, manyetik ve nükleer çeşitlerde kullanılan formların genel adıdır”.
Termodinamiğin 1.yasasına göre asla kaybolmayan ve yalnız form değiştiren enerji çeşitlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz.
Elektrik enerjisi, nükleer enerji, elektromanyetik enerji, ısı enerjisi, ışık enerjisi, kimyasal enerji, mekanik enerji, kinetik ve potansiyel enerji.
Ülkelerin ekonomik gücü, gelişimi ve refah seviyesi ile enerjinin doğrudan ilişkisi vardır. Bir ülke enerji de ne kadar dışa bağımsızsa ekonomik olarak o kadar güçlüdür. Bir ekonominin gelişebilmesi ve bu gelişmenin kalıcı ve uzun sürekli olabilmesi için ihtiyaç duyulan enerjinin kendi imkânları ile temin ediliyor olması gerekir. Kişi başına tüketilen enerji miktarı ülkelerin gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde kullanılan en önemli göstergelerden birisidir.


TÜRKİYE ENERJİ STRATEJİLERİ
Stratejik açıdan birinci öncelik enerji de dışa bağımlılığı azaltmak ve yerel kaynakları en üst seviye de kullanmaktır. Ülkelerin ekonomik olarak güçlü olabilmesi enerji güvenliğine ve enerjide bağımsızlığına bağlıdır. Türkiye açısından bu konu değerlendirildiğin de halen enerji de yüksek oranda ki dışa bağımlılığımız ekonomimizi tehdit eden en önemli faktörlerden biridir. Nüfus oranı hızla artan ve genç nüfusu fazla olan ülkemiz de enerji ihtiyacı da her geçen gün artmaktadır.
Türkiye de kişi başına elektrik ve enerji tüketimi gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça düşük olmakla birlikte enerji talebi hızla artmaktadır. Enerji talebinin ağırlıklı olarak dışardan karşılanması, yerel kaynakların yeterince kullanılmaması ekonomiye ciddi sıkıntılar getirmektedir. Her ne kadar son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilse de orda da ARGE kısmında olan dışa bağımlılığımız verimi düşürmektedir.
Dünya da birincil enerji kullanımında oranlar %40 kömür,%24 yenilenebilir,%10 nükleer,%21 doğalgaz ,%5 petroldür. Türkiye için bu rakamlar %33 petrol,%27 doğalgaz,%30 kömür,%7 hidroelektrik,%3 diğer.
Yabancı kaynaklar bazında enerji dağılımımız ise 2020 yılı verilerine göre %45 petrol,%34 doğalgaz %21 ithal kömürdür.
Bu sonuçlara göre Türkiye enerjide doğalgaz da %98,petrol de%92,kömür de %50 oranında yani toplamda yaklaşık %70 oranında dışa bağımlıdır.
Dünya Enerji Konseyi raporuna göre; Dünya kömür rezervlerinin en büyük kısmı 245 milyon ton ile ABD ‘de yer almaktadır.170 milyon ton ile bunu Rusya izlemektedir. Ülkemiz rezerv ve üretim miktarları açısından linyitte dünya ölçeğinde orta düzeyde değerlendirilebilir. Ülkemiz elektrik üretiminde kömür neredeyse tamamı ithal edilen doğalgaza karşı yerli bir kaynak olarak destek sağlamaktadır.
Enerji politikaları belirlenirken dikkate alınması gereken öncelikli hususlardan biri de ülkenin enerji kaynakları potansiyelinin sağlıklı ve bilimsel olarak belirlenmesidir. Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip korona virüs(Covit-19) Dünya gündemini tamamen değiştirmiş ve Yeni Bir Dünya Düzeni getirmiştir. Korona virüsün en önemli etkilerinden biri küreselleşme üzerine olmuştur. Ülkeler bu süreç içinde kendi içlerine kapanmış ve yerli-millî öz değerlerini koruma zorunluluğu hissetmişlerdir. Bu süreç bizlere ulus devlet yapısının önemini bir kez daha göstermiştir. Kendi imkânları ile ayakları üzerinde durabilen ülkeler bir kez daha önem kazanmış ve küreselleşmenin sonuna geldiğimizi bir kez daha göstermiştir.
Dünya da halen ülkeler arasında büyük enerji savaşları devam ediyor. Ortadoğu’da bir türlü bitmek bilmeyen emperyalist saldırılar ve zulümlerin de ana sebebi yine bölge de ki enerji kaynaklarına sahip olma çabasıdır. Hal böyle iken enerjinin tüm ülkelerin ana ve en stratejik politikası olduğunu ve daha da önem kazandığını görmekteyiz.
Dünya da enerji kaynakları, rezervleri ve hemen hemen tüm enerji çeşitleri belli iken yeni bir enerji kaynağı bulunabilir mi? Mesela evren var olduğu sürece bilinen tüm enerji kaynaklarından binlerce kat daha fazla ve sürekli bir enerji olan Yıldırım Enerjisi kullanılabilir mi? Böyle büyük bir enerjiyi depolayan kullanabilen bir ülke sonsuz bir enerjiye sahip olan ve diğer tüm ülkelere bunu satabilecek olan ülkenin Dünya nın yeni süper gücü olması kaçınılmaz olurdu.


YILDIRIMIN OLUŞMASI
Yıldırım, çoğu zaman yönü buluttan yeryüzüne doğru olacak şekilde bulut ve yeryüzü arasında ki yüksek gerilimli bir elektrik boşalmasıdır. Yıldırımın meydana gelebilmesi için bulutların ve yerin farklı elektriksel yüklerine sahip olması ve belirli bir potansiyel farka erişmesi gerekmektedir. Genellikle bulutun yere yakın bölümleri negatif, yer ise pozitif yüklü elektriğe sahiptir. Belirli bir potansiyel fark oluştuğunda hava da iletken kanallar kendiliğinden oluşur ve yıldırım olayı gerçekleşir. Yıldırımın gerçekleşmesi ve elektriğin bu denli muazzam bir şekilde oluşması aslında başlı başına mucizevi bir olaydır.
Yıldırım 200.000 ampere kadar çıkan elektrik akımı ve 100 milyon voltluk bir potansiyel farkıyla yere doğru hızla akar. Elektrik üretilen diğer tüm formlar bir sistemle elektrik enerjisine dönüştürülür. Örneğin güneş enerjisinden gelen ışınlar paneller ile rüzgâr enerjisi tribün yardımıyla hareket enerjisinden, kömür-doğalgaz gibi yakıtlar da yine buhar tribünlerinde hareket enerjisinden elektrik enerjisine çevrilir. Yıldırım ise doğanın kendi kendine ürettiği elektrik akımıdır. Evrende var olan milyonlarca mucizevi olaydan sadece bir tanesidir. Allah’ın hiçbir şeyi sebepsiz yaratmadığı sonsuz evren de yıldırımlar da kim bilir ne sırlar var şimdilik bilinmiyor.
Yıldırımdan gelen elektriği depolama fikri ise 100 yıllardır var. Fransa da en son futbol sahası büyüklüğünde kurulan dev kondansatör yatakları ile kurulan sistem başarısız olmuş ve tüm kondansatörler patlamıştır. Yıldırım olayı gerçekleştiğinde kendiliğinden oluşan hava kanallarında sıcaklık 15.000C’ ye kadar çıkar ve bu oluşum yaklaşık 30 mikro saniye gibi kısa bir sürede gerçekleşir. Bu denli hızlı ve yakıcı bir gücün kontrol edilmesi ve depolanması
dünya da henüz gerçekleşmiş değildir. Fakat bu konudaki çalışmalar halen devam etmektedir. Bir gün mutlaka yıldırımlardan oluşan elektrik akımları depolanacaktır.
Bu teknolojiyi geliştiren ülke yâda ülkeler sonsuz bir enerjinin sahibi olacak ve mutlaka dünya da yeni süper güç olacaktır.


YILDIRIM VE KORONA İLİŞKİSİ
Bir doğa harikası olan yıldırım, hava da karşılaştığı oksijen moleküllerinin atomlarına ayrışmasına sebep olur. Tek kalan O atomları tekrar havada oluşan manyetik alan etkisiyle O2 atomlarına tutunarak OZON(O3) moleküllerini oluştururlar. Ozon molekülleri yerden 15-20 km yüksekte bir tabakada oluşur. Güneşten gelen mor ötesi(UV) zararlı ışınların azalmasına sebep olur. Filtre görevi yapar. Ozon ayrıca günümüzde şuan bilinen Covit-19 a karşı kullanılan en etkili dezenfektanlarda kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün de açıkladığı birçok sağlık kuruluşunun da kabul ettiği bir gerçek Covit-19 a karşı şuan en iyi dezenfektan ozon(O3) dur.
Uzmanlar tarafından araştırılması gereken ilginç bir konuya değinip konumuzu sonlandıralım. Dünya nın en çok yıldırım olaylarının gerçekleştiği ülke ve bölgelerde (Venezüella, Solomon adaları, Lesoto) vs korona vakalarının çok az yâda hiç olmadığını görüyoruz. Türkiye için bu örneği Artvin le devam ettirebiliriz. Artvin ülkemizin en çok yıldırım düşen şehirlerinin başında geliyor ve Covit-19 vakası yine en az olan şehirlerimizden.
Bu konu hakkında kesin bir kabul de bulunmak şuan bu bilgilerle imkânsız fakat mutlaka araştırılması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Kim bilir Dünyanın başına bela olan bu covit salgının çaresi bakarsınız yine doğanın muhteşem sırlarından birinde saklıdır.
Selam ve Saygılarımla….

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI