Türkiye AB'ye Girmeli
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfMükemmel 
Yazar Yönetici   
Perşembe, 24 Mart 2011 20:53
Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
Türkiye dünyanın 16.ve Avrupa’nın 6. en büyük ekonomisidir. En hızlı gelişmekte olan 10 pazardan biri olarak G-20’nin de üyesidir.  2004-2008 yılları arasında GSYİH’ DE ki artış oranı ortalama %6,06’dır.OECD verilerine göre,2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan’dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip 3.ülke olacaktır.
Hizmet, sanayi ve tarım sektörlerinin GSYİH içindeki payı sırasıyla %60,%30,ve % 10’dur.
Türkiye’nin modern sanayisi ülkeyi Avrupa’nın bir numaralı TV, DVD oynatıcısı ve otobüs üreticisi; 2.en büyük ticari araç ve çimento üreticisi ve 3. En büyük çelik ve seramik fayans üreticisi konumuna getirmektedir. Dünya sıralamasında bir numaralı bor üreticisi olan Türkiye cam üretiminde 2. Büyük lüks tekne üretiminde ise 4.sıradadır.
Türkiye’nin imalat sanayisinin toplam ihracatındaki payı %93,4’tür.Ülke, pek çok alanda dünyanın önde gelen ihracatçıları arasında bulunmaktadır. Dünyanın en büyük çimento ihracatçısı,2. En büyük mücevher ihracatçısı konumundadır. Bunun yanı sıra, Türkiye, Avrupa’nın 2.en büyük tekstil ve hazır –giyim tedarikçisi ve 3.en büyük motorlu araç kaynağıdır.
AB, Türkiye’nin 1. Türkiye ise AB’nin 7. En büyük ticari ortağıdır. AB’nin, Türkiye’nin ihracat ve ithalatındaki payı sırasıyla %:46 ve %:40,1’dir.
Türkiye, dünyadaki en popüler 7.turizm merkezidir.2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul ise dünyanın en çok ziyaret edilen 7. Kenttir.
Türkiye’ye doğrudan dış yatırım girişi 2008’de 10 milyar avroya ulaşmıştır. Türkiye’nin 50’den fazla ülkede yaptığı doğrudan yatırım ise 1,7 milyar avro tutarındadır.
Türkiye’nin AB üyeliği, Avrupa iç pazarını genişletecek ve AB ‘nin küresel ekonomi içindeki rekabet edebilirliğini arttıracaktır.
Batı’nın en doğusunda ve Doğu’nun en batısında yer alan Türkiye, kendi bölgesinde,coğrafi kültürel ve tarihi unsurlar sayesinde eşsiz bir stratejik konuma sahiptir.
Türkiye, Orta Doğu, Güney Kafkasya, Orta Asya, Karadeniz havzası, Akdeniz ve Balkanlar gibi kritik bölgelerde etkin bir aktör ve güvenilir bir arabulucu-kolaylaştırıcı konumundadır.
Büyük çoğunluğu Müslüman olan nüfusuyla Türkiye, laik bir demokrasinin kökleşmiş olduğu yegane ülkedir. Türkiye’nin sahip olduğu bu özellik, İslam diniyle demokratik değerlerin uzlaşabilir olduğunu göstermektedir.
Hem batılı hem İslami kuruluşlara aynı anda üye olan ender bir ülke olarak Türkiye, BM ’nin himayesinde İspanya ile birlikte “Medeniyetler İttifakı” girişimine öncülük etmektedir.
Türkiye’nin AB’ye katılımı, AB’nin küresel bir aktör olarak etkisini güçlendirecek, AB’nin dışa kapalı bir Hıristiyan kulübü” olmadığını, bir demokratik değerler birliği olduğunu göstermek suretiyle İslam dünyasındaki güvenilirliğini arttıracak ve dünyaya “Medeniyetler Çatışması”nın önlenebileceği yönünde güçlü bir mesaj verecektir.
Bölgesinde genç nüfusuyla, ekonomisiyle, komşu ülkelerle olan yakın ilişkileriyle, gerek Orta Doğu, Müslüman-Arap ve Afrika siyasetiyle, gerek Türkiye Cumhuriyet’lerinin de etkili siyasetiyle, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeler arası barış, demokrasi anlayışı ve mücadelesiyle Türkiye Dünya siyasetinde lider ülkeler arasında girmiştir.